“İlham meleği uyuyor mu?”

“Ne münasebet! Görev başında!”

“O halde kendisine burada biraz ihtiyaç var.”

“Oh ye!” İlham meleği bu talep karşısında heyecandan kafasını yıldızın birine çarptı ve dünyaya düştü sayın siz ama hiçbir şey onu bu talebi yerine getirmekten alıkoyamaz. Yani demek istiyorum ki arayınız. Çekinmeyiniz ya da eliniz gitsin telefonun tuşlarına bir mesaj atınız. Düşünmeyiniz. Saati unutunuz. Yok öyle bir şey! İnsan uydurması işte, uymayınız. Gecenin üçü beşi düşünmeyiniz. Canınız ne istiyorsa onu yapınız ve deyiveriniz. Rahat davranınız. Lütfen durmayınız. Durdurmayınız kendinizi. Boş veriniz efendim. Boş veriniz gitsin. İçinizdeki sesi duyunuz, içinizden geçenlere uyunuz. Korkmayın efendim şeytan değil o emin olunuz. Olsa da hiç merak etmeyiniz. Her haliniz kabulümüz. Bakınız dünya zamanıyla saat 02.43’ü gösteriyor ve Çarşamba’dayız. Gecenin her hangi bir kör saatinde -saat dediğime aldırmayınız- sabaha karşı olsa da fark etmez, uyku tutmuyor gözlerimi. Yazınız bir şeyler, isterseniz saçmalayınız ve bir zahmet “gönder” tuşuna basınız. Melekler böyle günler içindir efendim unutmayınız. Ama şeytan da bir melek hatırlayınız. Beni yoldan çıkartmayınız. Bana kanatlarımı yoldurtmayınız. E anlayınız artık!

“Ben size aşığım!”

“Hönk!”

“Ben size aşığım!”

“Hadi ya!”

“Ben size aşığım!”

“Saçma!”

“Ben size aşığım!”

“İlginç!”

“Ben size aşığım!”

“O sizin sorununuz!”

“Ben size aşığım!”

“Ya, ne iyi siniz!”

“Ben size aşığım!”

“Sevindim, sevgiler!”

“Gelin, sevişelim!”

“Ben size aşığım!”

“Ben de başkasına!”

“Ben size aşığım!”

“Hep öyle kalın!”

“Ben size aşığım!”

“E, ne yapalım?”

“Ben size aşığım!”

“Ah, umarım!”

“Ben size aşığım!”

“Şu anda tam olarak neredesiniz?”

“Ben size aşığım!”

“Bi ihtimal, ben de, belki, bilmem ki..”

“Ben size aşığım!”

“Ben size âşığım dersem acaba ne derdiniz diye düşünmekten ben size âşığım diyemiyorum ama ben size âşığım!”

 

Not: Yazarın “Örümcek Ağı” isimli kitabından alınmıştır.
02 Aralık 2011

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.