Ne güzel şeydir şu yağmur.

Bazılarının içini karartır ama ben çok severim.

Hele bir de vakit geceyse, el ayak çekilmişse, ortalık sessizse, yalnızsam falan

Açarım bütün pencereleri, kapatırım bütün sesleri,

Yağmur damlalarının gökyüzünden yeryüzüne düşüşünü ille de duymak isterim,

ille de görmek isterim.

Temizleniyormuş gibi gelir bana kötülük, yağmur suyuyla.

Sanki yıkanıyormuş gibi gelir dünya.

Hayatı boyunca hiç şemsiye kullanmamış biri olarak,

Islanmayı da severim ayrıca.

Kaçmam hiçbir yağmurdan bu yüzden.

Ne yapıyorsam yapmaya devam ederim.

Yani ben,

Yağmura yakalanmayı da severim aslında.

Üstelik yağmur suyu saçlara iyi gelir:)/miş…

Annem öyle dedi.

Yağmur âşıklara da iyi gelir.

Çünkü romantiktir.

Yazarlara, şairlere, müzisyenlere ilham verir.

Yani, sihirlidir.

İnanmıyor musunuz?

Valla!

Ama sanırım İstanbul trafiğine iyi gelmiyor.

Yani kişiye ve şartlara göre değişen bir etkisi var mutlaka her insanda ama

Sevin yağmuru.

Tavsiyemdir..

Ve atın gitsin şemsiyeleri!

Ha! Tabi bir de, en güzel yazıları yağmur yağarken yazarım.

Yağmur yağarken uyuyamam o yüzden.

Yağmur yağıyordur çünkü.

Uyursam, ıslanamam!

Sen de uyuma!

Uyuyorsan da uyan!

Ve hayata davran!

Zira üzerinde bulunduğun zemin de, yağmur yüzünden bir hayli kaygan!

Yani diyorum ki;

Bir an önce, ıslan!

Editörün notu: Bu köşeyi okuyup, yağmurda ıslanan ve bu sebeple üşüten, hasta olan okurlardan sadece Yasemin Pulat sorumludur. “Gazetesiz” sorumlu tutulamaz!

Yazarın Gazetesiz.com’da yazdığı köşe yazısıdır. /10 Ekim 2011

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.