Her pazartesi ne yazsam diye düşünür ya yazar,

Bu yüzden sevmez Pazartesileri;

Pazartesi sendromuna tutulduğundan beri.

Geçecektir,

Değişecektir,

Erecektir,

Bunun da üstesinden gelecektir:)

Ama

Kim bilir hangi pazartesi?

Ayrıca sadece pazartesileri mi sevmez yazar?

Bavulları da sevmez mesela!

Ne toplamayı,

Ne boşaltmayı.

Bavul kullanmaz bu yüzden.

Bir sırt çantası neyine yetmez ki?

İçine bir şeyler tıkıştırınca dolar,

Ters çevirince boşalır.

Bir sırt çantası hafifliğindedir bütün yolculuklar.

Ve mesela bir de topuklu ayakkabılar!

Özel günler içindir mutlaka.

Topuklu ayakkabıyla düz yolda yürüyemez yazar:)

Takılır, düşer, sendeler, dengesini kaybeder.

Ama yazar her beğendiği topuklu ayakkabıyı alır,

Onlara bakar,

Sever,

Tozunu alır,

Topuklarını parlatır.

Hayallerinin en öldürücü silahıdır nihayetinde o sivri topuklar.

Ve yazar,

Her ayakkabı aldığında,

Bir ayrılık başlar!

Her pazartesi pazardan kalır,

Her ayrılık aşktan,

Her acıdan da iz!

Ama geçer,

Değişir,

Erer!

Anahtar kelimeler: pazartesi, sendrom, yazar.

Gazetesiz.com/19 aralık 2011

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.