Tarih 2010

Bilindiği gibi, Einstein’a kadar maddenin en küçük yapı taşı atomdu; atom bölünemezdi.

E=mckare formülünden sonra ise, atomunda kendi içinde nötron ve proton isimli iki ayrı parçacığa daha ayrıldığını ve hatta bu her iki parçacığında etraflarında dönüp duran elekronların da var olduğunu anladık.

Bilim insanları şunu merak ettiler;

Eğer bu evren bir patlamadan (enerjiden) oluşmuşsa, madde nasıl ve ne zaman bir kütle sahibi oldu? Yani biz; bir ruhtan (enerji) oluşurken, nasıl ete kemiğe (maddeye) büründük?

Cevap veriyorum; Tanrı vardır ve mucizeler yaratır!

Şimdi evreni oluşturan en küçük parça atom olduğuna göre, gelelim en büyük meseleye, yani evrenin nasıl oluştuğuna.

Bilim insanları en küçük parçayı (atomu) anlamak için bir noktaya kadar geldiler ve o noktada da en küçüğü anlamak için önce en büyüğü anlamak zorunda olduklarını fark ettiler.

Yani evrenin nasıl oluştuğunu…

Çünkü enerji kütleye dönüşebiliyorsa madde ne zaman ve nasıl enerji olmaktan çıkıp kütle sahibi olmaya başladı sorusuna cevap bulmak zorundaydılar.

Ve sonuç olarak Bilim insanları devasa bir tüpün içinde iki elektron parçasını ışık hızına yakın bir hızda çarpıştırmayı başardılar.

Yani; big bang’in küçük bir modelinin oluşmasını sağladılar.

Tarih, 13 Aralık 2011

Cern deneyinin yeni bir aşaması daha gerçekleşti.

Ne yaptılar?

Gözle görülemeyecek kadar küçük elektronları ışık hızında çarpıştırıp, evrenin sırrını sakladığına inandıkları kara deliklerin mikroskobik kopyalarını üretmeye çalıştılar.

Yani, kütlesiz bir şeyden madde yaratmaya.

Bir açıdan; Tanrı gibi yoktan var etmeye.

Bir çeşit, madde ışık oluyorsa, ışıkta madde oluyor mu sorusunun cevabını aradılar.

Ne için?

Sadece Tanrı’yı ve evreni nasıl yarattığını anlayabilmek için!

Ne kadar para harcadılar?

Sırf hadron çarpıştırıcısını inşa etmek için on milyar dolar!

Peki, ne buldular?

Enerjinin maddeye dönüşmesini sağladığı varsayılan Higgs Parçacığının izini!

Higgs parçacığını maddeyle ışık arasındaki bir tür yapıştırıcı gibi hayal edersek,

Tamamını bulurlarsa, enerjiyi maddeye yapıştıracaklar!

Ama bugün sadece, varlığını kabul ettikleri şeyin var olduğunu bir kez daha kanıtlamakla kaldılar.

Tanrı vardır ve evreni yaratmıştır!

E bu yola da zaten bu önermeden çıkmadılar mı?

-ki, Tanrı’nın olmadığını düşünseler aramazlardı. Aptal mı bu adamlar?

Sonuç olarak dünya yuvarlaktır arkadaşlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.