Ne kadar yazarsam yazayım,

Ne kadar anlatırsam anlatayım

-aşkı,

Mutlaka paragrafın bir yerinde,

Bir cümlede ansızın,

Bir kelimede bile hatta bazen,

Niyeti bozuveriyorum.

Ne romantik olmayı başarabildim hayatım boyunca,

-ki denedim.

Valla:)

Ne de ölebildim aşkından herhangi birinin.

Halbuki hep ölümüne sevdim!

Ama olmuyor.

Yani, yaşıyor insan.

En büyük aşktan, en ağır ayrılıktan bile sağ çıkıyor.

Bknz: ben mesela!

Gayet yaşıyorum.

Gayet sağlıklıyım.

Gayet ölümüne sevebilirim hâlâ.

Oysa ben de yaşayamayacağımı sanmıştım, onsuz.

Hım..

Galiba aşk yüzünden ölünmüyor.

Ama mesela salak bir kanser hücresi yüzünden ölmekten daha anlamlı gelmiştir bana hep, aşk yüzünden ölmek.

Şimdi aşkın ızdırabı mı daha anlamlı, beyinsiz bir kanser hücresi mi?

Yani!

Aşkın siyah beyaz olduğu zamanlarda, “ince hastalık” diye bir şey vardı mesela.

Çok karizmatik.

Yani, bir gün ölürsem salak bir kanser hücresi yüzünden ölmeyeceğim, o kesin.

Kesinlikle reddediyorum kendisini.

Başka bir şey bulurum nasılsa bu yaratıcılıkla.

Gayet sıradan bir ölümüm olmasını beklemiyordunuz değil mi?

Son derece karizmatik olacak emin olabilirsiniz.

Neyse, içiniz yeterince karardı mı?

Kararmadıysa diğer seçenekleri de gözden geçirebiliriz.

Ama yok konunun ana fikrine dönelim derseniz;

“Konu neydi” diyeceğim.

Bence siz iyi bir hafta sonu geçirin:)

 

Gazetesiz.com/09 Kasım 2011

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.