Şimdi ben,

Hiçbir şey umurumda değilmiş gibi yazıyorum ya hani,

-bazen.

Ya da dünya,

Hiç kimse ya da,

Hiçbir şey falan..

Aşk da dolayısıyla,

Ayrılık da,

Ve muadili her şey..

Hani böyle atıp tutuyorum ya,

Ahkâm kesiyorum ya bilmiş bilmiş

Çok biliyorum ya güya,

Gittim ya ben o yolları,

Bittim ya,

Hani dünyanın merkezi aşk değilmiş anladım ya,

Değil işte.

Öyle değil.

Enikonu bir beden ve bir ruhtan oluşuyorum ben de.

-ama tenim müziktir!

Âşık olabiliyorum dolayısıyla.

İçimde kelebekler uçuşuyor,

Kuşlar kanatlanıyor falan.

Sonra,

Ne dese, o!

Ne dese, tamam!

Ne yapsa, güzel.

O hep haklı!

Hep haklı!

Garip şeylere inanıp yani,

Garip şeyler yapabiliyorum fazlasıyla.

Telefonun ekranına bakıyorum sürekli mesela.

Hatta bir mesaj sesi için ölebilirim bile o sıralarda.

Ya da bir mail,

Ya da…

-yani âşık olduğumda!

Olamaz mı?

Olabilir:)

Ve sanki âşık değilken yazdıklarımın hiç birini ben yazmamışım gibi davranamaz mıyım eğer istersem,

Davranırım.

Çünkü,

Ben en çok kendimin karşısına geçip, kendime;

“Hani ne oldu o kendine olan sonsuz güvenine” demeyi seviyorum!

Kendi tezlerime antitez üretmeyi sonra,

Kendi kararlarımdan dönmeyi,

Kendi kurallarımı yıkmayı,

Kendi sınırlarımdan taşmayı,

Kendimden kaçmayı,

Kendimi kaybetmeyi,

Sonra bulmayı,

Aslında ben kendimle kafa bulmayı seviyorum işte!

Kendimi devirmeyi, yıkmayı,

Yeniden yapmayı sonra..

Yani aslında, umurumda!

Gazetesiz.com/27 ocak 2012

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.